Tuesday, December 29, 2009

Saturday, December 26, 2009

If I were a Rich Man


Yılbaşları eğlencesinden oldum olası hiç haz etmedim. Doğumgünlerini de sevmem. Zorla eğlenmek zorunda olmak çok sıkıcı, sanki yapılması gereken ödevmiş gibi. 31 aralıkta program yapıp gülüp eğlenmek zorunda hissediyordum ve bundan da çok muzdariptim. Benim istediğim sadece hayal kurup, yeni dileklerde bulunmak. Bol bol yemek yemek..evde yaymak v.b. Milli piyango ya çıkarsa ne yaparım düşleri arasında kaybolmak. Planlar yapmak yeni yılda blablabla...

Bu yılbaşı birileri beni cezalandırdı; “her yılbaşı hep mutsuzdun al şimdi sana yılbaşı gecesi program yapmana gerek yok... otur iş yerinde çalış!!! ŞANGIRTTTT MANGIRT....” suratıma bir tokat geldi. Dediğim doğru, benim programım bu yılbaşı gecesi iş yerinde çalışıyor olmak. Umarım birileri dışarıda eğleniyor olur...

Bu arada iş yerinde olsam da bir saatimi en az hayal kurarak, ya zengin olursam neler yaparım gibi planlar yaparak kendi kendimi eğlendiriyor olacağım.


If I were a rich man,Ya ha deedle deedle, bubba bubba deedle deedle dum. All day long I'd biddy biddy bum...

Thursday, December 24, 2009

Trafik Kazası durumunda Yapılması Gerekenler

İstanbul’da Trafik Kazası durumunda yapılması gerekenler;


· Tek başınıza trafikte kaza yapmamaya çalışın. Hatta tek başınıza bayan olarak kaza yapmayın.
· Kaza yapmanız durumunda gerekli olacak en önemli şey yanınızda sakin ve bilinçli arkadaşlarınız olması.

Biraz önce İstanbul’da ilk kazamı yapmış bulunmaktayım. Hatam yok pardon var; trafikte bulunmam bile bir hata.

Kazayı yaptıktan sonra biraz sarsıldık ama kimsede herhangi bir sorun yok. Gerekli bütün işlemleri çok sevdiğim arkadaşlarım halletti. Tek başıma olsaydım, hiç bir şeyi beceremezdim. O ortamda oturur ağlamaya başlardım. Panik ataklarımdan kurtulmam lazım. Aslında panik yapılacak hiç birşey yok. Gerekli telefonlar arandıktan sonra herşey halloluyor.



P.S: Serdar, şahin ve en çok Çağla'ya teşekkürlerimi bir borç bilirim... Hepinizi yemeğe götüreceğim.

Monday, December 21, 2009

Women come to New York for the two L's: Labels and Love



Aşk üzerine niye hiç yazmak istemiyorum bilmiyorum. Aslında tam merkezinde duruyor insanoğlunun galiba, hatta onun için soluk alınıyor. Dün Sex and the City filmini izledim. “Love” ne çok yerde kullanılmış, Carrie’nin anahtarlığı love, password love, duvarkağıdı kocaman LOVE v.s. Carrie's girlfriends; Samantha[the sexpot], Charlotte[the sweet naif] ve Miranda[the rigid perfectionist] hepsinin yeri farklı bende ama her zaman olduğu gibi favorim Samantha. Filmin devamı için sabırsızlıkla bekliyorum.

Sunday, December 20, 2009

2010 Resmi Tatil Günleri

Çok sevgili dostum pınarımım benim için çok önemli olan bilgilendirme maili atmış. 2010 resmi tatil günleri :) :) :)
Tatil hayalleri bu günlere göre kurmaya başlayabilirim.

Friday, December 18, 2009

Piacere del Caffe'

I have to confess, kahveye bağımlı yaşayan bir insanım. Sabahları kahve içtiğim zaman kendime gelebiliyorum, yüzüm gülebiliyor ve serviste kitap okuyabiliyorum. Peki kahve ile başlamazsam güne, serviste uyumaya başlıyorum, başım ağrıyor kıssadan hisse mutsuz oluyorum. Bu bağımlılık geni anne tarafından geliyor büyük ihtimalle, genlerimde var yapacak bir şey yok. Kahveye bağımlı olmaktan mutluyum, severek içiyorum. Kahve güzel bir kültür, bir sene Italya’da yaşadım, onların kahve içme stilini de benimsemiştim. 1euroya minik şeker İtalyan kafelerde duruyorlar ve espresso shut yapıyorlar, bence mükemmel bir zevk.
Amerika ise starbucks kültürü yaygın gibiydi, orada olduğum sürece güzel, çalışan, bakımlı bayanların elinde starbucks kahveleri vardı. Sadece amerikada gözlemlemeye gerek yok, sevgili vatanımda pek özendiği için o memlekete bizlerde de gözlemlenebilir alttaki durumlar; (bence her türlü yakışıyor)







Wednesday, December 16, 2009

Expectations from the New Year

Herkesin 2010 yılında yeni hedefleri, yapamadıklarını bu yıl yapma planları, dilekleri ve umutları vardır. Benim bu yıldan beklentilerimi pazartesi gittiğim fasılda düşünmeye başladım. (alkol şişede durduğu gibi durmuyor) Öncelikle kendime daha fazla vakit ayırmak istiyorum, aileme arkadaşlarıma sevdiğim herkese daha çok vakit ayırmak istiyorum.
Spora gitmek istiyorum, sevmesem de spor yapmak istiyorum en azından yoga ve yüzmek. Bol bol kitap okumak istiyorum, daha çok ve güzel filmler izlemek istiyorum. Görmediğim en az 2 ülke görmek istiyorum. Güzel yemekler yapmak ve güzel yerlerde lezzetli yemekler yemek istiyorum. İtalyancamı geliştirmek için kursa başlamak istiyorum. Vespa istiyorum. Apple istiyorum... Mutlu olmak istiyorum. Sağlıklı olmak istiyorum. Gülmek istiyorum. Bol bol eğlenmek ve az çalışmak istiyorum. Aşık olmak istiyorum. Çok şey istiyorum ve aslında bir şeyleri kalıba sokmak yerine beni mutlu, huzurlu ve eğlenceli hissettirecek şeyler istiyorum.
Olur mu olmaz mı bilmiyorum ama we’ll see...