Wednesday, August 17, 2011

HİÇ UNUTMADIK

17 Ağustos depreminin 12.yılını andık, hiç unutamadık o günü. Ben 15Ağustos’da Yalova’dan Ankara’ya yola çıkmıştım her şeyden habersiz. Gerçekten ben o gün çok şanslıydım. Çok güzel evimiz depremde büyük hasar gördü ve sonradan da yıkım kararı alındı. Olsun seneler sonra hem korkumuzu atmış olduk hem de çok daha şirin minik bir evimiz oldu oralardan. Biz her şeye rağmen şanslıydık.


Üniversitede seçmeli psikoloji dersi alıyordum. Yarı çinli yarı iskoç bir hocamız vardı. İskoçlu birisiyle ingilizce konuşmak gerçekten zormuş hele bi de o ders psikoloji olunca, neyime güvenip almışım hatırlamıyorum. Yine de çok zevk aldığım derslerden biriydi. Ne alaka diyeceksiniz, hocamız o sıralar bazı öğrenciler üzerinde bir araştırma yapıyordu. Konuyu hiç bilmeden asistanının yaptığı bir teste katıldım, sonradan sorularının çoğunun cevabı depremle ilgili konulara çıkıyordu. Acaba nasıl bir araştırma çıktı o testten… Hisss gonca gülüm belki sen hatırlıyorsundur? Anlatsana!

Bu arada o ders için benim hala bildiğim ismiyle “Multiple Personality Disorder” galiba asıl ismi “Dissociative Identity Disorder” sunumu yapmıştık. Araştırmayı yaparken ne canım sıkılmıştı ne üzülmüştüm, o güne kadar ister inanın ister inanmayın ben o tür şeylerin olduğunu bilmiyordum. Bu hastalığın çoğu kadınlarda görülüyormuş ve bu kadınların hemen hemen hepsinin çocukluğunda cinsel taciz, şiddet maruz kaldıkları görülmüş. Nereden nereye, ne alaka…

Friday, August 12, 2011

BİR EŞİ OLMALI İNSANIN

Bir eşi olmalı insanın
Rüzgar onun kokusunu getirmeli,
Yağmur O’nun sesini.
Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği,
Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan eve dönerken,
…Cennetten köşe almışçasına

Can Yücel
12 Ağustos, ölümünün 12.yılını anıyoruz...

Thursday, August 11, 2011

Yağmur mektubu- Ece Temelkuran

http://grooveshark.com/#/s/Ha+Ha/1IsjAp?src=5

Azizim,

Yıldızlarla meselesi olan kadınların dediklerine bakılırsa Pluto da girmiş işin içine, gökyüzü çok kızgınmış. Hiçbir şey yapmadan öylece durmak gerekiyormuş. Benimse içimden sadece sana mektup yazmak geliyor. Çünkü yağmur yağıyor, bu kadar basit. Çünkü içimizi yıkamamız lazım hazır böyle yağarken gökyüzü…
.... BENCE YAZININ TAMAMINI OKUMALISINIZ

Adanın Büyük Kısmı Bağlarla Kaplı

Şu anda cümleyi hatırlamıyorum (fransızca olduğu için hatırlayamıyor olabilir miyim). Şöyle bir şeyler diyordu; dünya kitap gibidir gezeceksin, gezmeyenler sadece o kitabın bir sayfasını okuyabilirler. Yavrucağızım, sen kendini biliyorsun cümlenin kime ait olduğunu ve anlamıyla birlikte tamamını buraya yazabilir misin?

Bir hafta sonu bu kadar güzel geçebilirdi… Bu hafta sonu böyleydi;





Eşek Herife Dair Her Şey...

Bazen planlar planladığımız gibi gitmiyor. Evdeki hesap çarşıya uymuyormuş. Uymasın bu sefer de uymayı versin. Benden daha mı önemli. Tabii ki önemli değil ama hesapta olmayan işler ortaya çıkıyor. Ivız zıvır sıkıcı işlerle uğraş. Bu yağmur da nereden çıktı. PTT gidip pasaportumu alacaktım, ondan sonra başka bi yere gidip başka bi şeyimi alacaktım sonra bi şey daha vardı. Benim bunları hepsini bugün için de yapmam gerekiyordu ama kaldılar.


Bunların dışında benim için o kadar önemli bir plan yapmalıyım ki hiçbir engel çıkmadan tıkır tıkır zamanında her şey yoluna girmeli. Bu planımı tabii ki de buralarda bahsedemeyeceğim ama planın bittiği gün ilan etmeyi düşünüyorum.


Bunların dışında mükemmel bi blog keşfettim. Aşk hikayeleriniz varsa ki bence olmalı buraya post edebilirsiniz. Gerçekten çok eğlenceli bir blog. Tadı damağımda kaldı.

http://esekherifveben.blogspot.com/