Wednesday, September 29, 2010

CARRI-ERA

Kariyer planlaması ne kadar önemlidir? Nasıl yapılır? Doğru adımları atmak önemlidir ama şans faktörü de var mıdır? Network oluşturmak yeter midir? Bla bla blaa... tonlarca aklımda soru işaretleri mevcut. Bunlar hakkında bilgi sahibi olmak için kitap alıp okumam yeterli mi? Hangi tür kitap almam gerekiyor. Biyografi tarzında kitaplar okumayı severim, başarılı bir adamın kariyer hikayesini ve öğütlerini okusam olmaz mı? kimi okumam lazım?

Biraz önce bir arkadaşım bugün itibariyle istifasını verdi ve bir haftalık güzel bir tatilden sonra yeni işine başlayacak. Doğru zamanda doğru adımlar atmasını bildi. Kendi fırsatını kendisi yarattı. Öncelikle hayırlı uğurlu olsun diliyorum burada sevgili balkabağıma.

Kardeşim daha yeni bu hafta üçüncü işine girmiş bulunuyor. Zaten yerinde çok durabilen bir insan değildir ama hedeflerini de baştan belirler. Allah bir çene vermiş en sevgili kardeşime gerisini... Mülakatlarda eminim iş veren yeter alınsın artık diyordur. İkinci senesi ve üçüncü işi ama hedefleri doğrultusunda hareket ediyor. Ona da buradan çok başarılar dilemek istiyorum. Ben ona inanıyorum.

Diğer çok çalışkan sevgili arkadaşım uluslar arası platformlarda kendisini kanıtlamış bulunmakta ve şuanda eminim sevgili eşiyle birlikte bir kaç ay sonra hayatlarına yön verecek adımlar atmak için evde bilgisayarını açıyordur.

Ben.... pufffffff

I don't believe that the public knows what it wants; this is the conclusion that I have drawn from my career.” Charlie Chaplin

Hıııhhh.... HOMEMADE IS BEST, IKEA

IKEA yapacağını yaptı ve bu geometrik fotoğraflara sahip Homemade is Best adlı yemek kitabını yayınladı. Yemek kitabına ihtiyacım yok aslında. İnternetten ulaşamadığım, bulamadığım tarif yok ama yine de kütüphanem “böyle bir kitaba ihtiyacım var” der gibi.










Tuesday, September 28, 2010

O ANO EM QUE MEUS PAIS SAÍRAM DE FÉRIAS (THE YEAR MY PARENTS WENT ON VACATION)


Bu filmi göz atmanız için iki tane site öneriyorum;

* Öncelikle sevgili amonka sayesinde bu filmi duydum, okudum, etkilendim, buldum ve izledim. Dün bu film sayesinde güzel ve kaliteli bir zaman geçirdim.

1970’ler Brezilya... Askeri yönetim. Yahudi mahallesi. Kahramanımız futbol tutkunu 10 yaşındaki Mauro. Siyasi nedenlerle kaçmak zorunda kalan ailesi.

Dünya kupası... Güzel bir yardımlaşma ve dostluk hikayesi. Komşuluk ilişkileri.

* Zaten IMDB kontrol ediyor olacaksınız. Alınan ödüllere bakmak bile zaman alır.



Monday, September 27, 2010

JAVIER BARDEM

Zaten bir filmi izlemem için Javier Bardem'in içinde bulunması yeter....



EAT, PRAY, LOVE ilk kazandığım hediye




Ben hayatım boyunca şans oyunları gibi zımbırtılardan hiç bir şey kazanamamıştım. Cumartesi günü aradılar Eat Pray Love (2010) filmine kullanmış olduğum visa kartı sayesinde ön gösterime izlemek için iki kişilik bilet kazanmışım =) Cadde'de yürüyüş yapıyordum bu telefonu aldığımda ve çok mutlu oldum. Çok küçük bir şeyden mutlu olabiliyorum, farkındayım. Zamanında annem çok güzel bir kalem almıştı bana, o gün çok mutluydum. Demişti “bu kadar küçük bir şeyden çok mutlu olabiliyorsun” bence güzel bir özellik.



Bu filmi zaten gözüme kestirmiştim. Gerçi IMDB baya kötü durumda ama iki hafta önce başladığım yoga kursuna ve moduma göre iyi gelecek bu film. Yanıma bakalım kimi alacağım=)



P.S: darısı greencard başvuruma...

Friday, September 24, 2010

PROCRASTINATION


Yapılması gereken işler haricinde başka şeylerle uğraşma. Asıl işi bahanelerle öteleme anlamına geliyor procrastination. Yaşam biçimi haline getirdiğimiz zaman tehlikeli olacağını düşünüyorum.

İki üç gün önce işten çıkar çıkmaz eve geldim. Yapılması gereken bir iki önemli işim var. Bilgisayarın başına oturup bir iki saatte içinde halledebileceğim bir iş. İyi güzel de karnım aç evde de yemek yok. Yapmam yapmam o an yemek yapasım geldi. Migrosa alışverişe gittim. Yemeğimi yaptım yedim içtim. Artık kahvemi yapıp masanın başına oturabilirim. Her hangi bir sıkıntı yok. Aaaa...bir anda aklıma çamaşırları yıkamam gerektiği geldi. Daha sonra bulaşık makinesini da boşaltmam lazım ve çarşafları da değiştirsem iyi olacak. Bu sırada en sevgili akıllı arkadaşım arıyor, onunla da dedikodu yapmakta fayda var. Neyse çamaşırlar bitti onları astım ve bir anda inanılmaz bir uyku bastı. "Yarın yapmam gerekenleri yaparım" diyerek huzurlu bir şekilde uykuya daldım.

Yarın olacak başka bahaneler ortaya çıktı...

Üniversite final dönemlerimde kitap okuyarak ertelerdim. Belki de en çok kitap okumuşluğum o dönemlerdir.

Fark ettin mi bilmiyorum uzun zamandır blog yazmıyordum. This is it!! Proscrastination....

Wednesday, September 8, 2010

CAZ v.s ISTANBUL

Sence hangisi evime daha çok yakışır? Alsam alsam bedavaya ne alsam:)