Thursday, February 11, 2010

Hesi Hediyelerini Kazanma Şansı

Hesi'nin çekilişine katılamamak için bir neden bulamıyorum;



Öyle ya da böyle bu clutch’lardan bir tanesini alacağım. Hesi ile de mesajlaşmışlığımız vardır ve kendisi dünya şekeri, hemen ilgilendi.

My chance of winning the gift....

Spastic Colon

Güzel haberi almadan önce bu yazıyı yazmak istemedim. Cumartesi sabahı Ankara'ya varır varmaz soluğu hastanede aldık. Kendi kendime psiko-terapi yapmaya başladım. Panik yok hastanelere alışkınım, korkacak bir şey yok aile mesleği... Kardeşim bir süredir bağırsakları ile ilgili sorunları vardı. Annemin ültimatomu ile kolonoskopi yapılacaktı. Ben rahatım yanımda ezgim var zaten dedikodular aldı başını gidiyor. Kardeşimin işleminin bitip uyanmasını bekliyoruz. O sırada annem çıktı odadan, gel bak kardeşine dedi. Hala işlem bitmedi, dedim olmaz kötü bi pozisyonda falandır, zaten utangaç bir insan. Bir şey yok diyerek beni odaya aldı.
Özge’nin başında 6-7 hemşire doktor grubu.Tepede kocaman bir ekran. Kafasını biri tutuyor. Başladım ağlamaya "kardeşim bunu yaptığınızı biliyor mu???hissediyor mu...hüngüüürrrr...”
- Genel anestezi bilinci yerinde değil, merak etme.
Ben bir kere başladım ağlamaya. Neyse ezgi mezgi derken bir şekilde sakinleştim ama gözler şişti. Annem dedi Özge birazdan uyanacak seni yanı başında görsün. başında beklerken ilk dediği cümle "tuvalete gidicemmm” diye bağırmaya çalışıyor.sonra beni gördü "spastik misin niye ağladın?"

Kardeşime spastik kolon tanısı kondu. Hastalıkla ilgili çok bilgim yok, bağırsak fonksiyonlarını yerine getiremiyor,adı üstünde bağırsak spastik. İlaclar milaçlar, özel mamalar diyet falan filan verildi ama en önemlisi stres yapmayacak. Zaten haftasonu evde yatarak geçirdiğimiz için bol bol internetten araştırdı. Teyzem kızdı, bir an önce hastalığı atlatması gerekiyor, eğer üzerine yapışırsa yani kronikleşirse kötüymüş. En önemli nedeni de stres. Özgeyim o halde gördükten sonra dedim insan ne yaparsa kendine yapıyor. Hiç bir şeyi dert ermeye gerek yok. Stresli bir işten daha büyük stresli bir işe geçti. Hayatında yeni kavramlar oluşuyor. Hatayı kaldırabilecek bir iş yapmıyor. Ben hata yapsam nolur,hiç 2-3 saat mesaiye kalır düzeltirim. Maalesef kardeşim için öyle bir durum söz konusu değil. Zaten işten çıktıktan ertesi günü başladı çalışmaya, insan bir gün bile olsa ara verir, ki kardeşim tatili çok sever. Gerçi kim sevmez tatili:) Yaptığı stresler yüzünden düğümlemiş resmen bağırsağı.
Neyse cumartesiden beri ailecek beklemedeydik...ha oldu ha olacak. Dün artık annem sabahın köründe özgeyi kaldırmış uyan kalk biraz dolan evde kahvaltı yap. Normalde benimde yaptığım gibi uyanıp apar topar hazırlanıp evden çıkarım, işte bir şeyler atıştırırdım.
Özge için o sıradan olan olur ve ...güzel haber aileye yayılır. Nazar değmesin daha devamını da bekliyoruz. Kendisi hu hastalıkla ilgili çok şey biliyor,ne yapılması gerekir ne yapılmalı danışmak isteyenleri kardeşimle bağlantıya geçirebilirim.
Siz siz olun hiç bir şekilde kendinizi üzmeyin. 26yillik hayatımda insan kendine kötü davrandığı zaman hastalıklar patır patır dökülüyor. Ezgiciğimden de bu konu hakkında yazı istiyorum.

Her gün güzel uyanmak umuduyla...

Bugün IF film Festivali başlangıç günü ve benim de biletim hazır. An Education filminin Galasına gidiyorum ... Yarın film hakkında bilgilendirme yapacağım.



Etkinlik Yeri: AFM Fitaş Beyoğlu
Etkinlik Adı: Aşk Dersi / An Education GALA
Etkinlik Tarihi: 11 Şubat 2010 Perşembe

Wednesday, February 10, 2010

Use Your Eyes



Yahudi atasözü derki;

- What you don't see with your eyes, don't invent with your mouth.

Tuesday, February 9, 2010

I Wish



Uzun zamandır evime wishboard istiyordum. IKEAdan gerekli ıvır zıvırı aldım ama bunları birleştirip duvarıma asmam lazım. Bunu için çok üşeniyorum. Öncelikle bez çakmam lazım tahtaya ve sonra duvarı delmem lazım...sonra wishlist hazırlayacağım, yuhhh! En sevgili kardeşim benden daha çok çekip çeviriyor evimi.

Monday, February 8, 2010

Muz Sesleri, Ece Temelkuran


Haritaların tam ortasında duran Lübnan'ı öykünün merkezine alıyor;

Ece Temelkuran çok severim. Köşe yazılarını deli gibi takip ederdim, duruşunu beğendiğim bir gazeteci. Bu aralar iş güç derken hayatı bir süreliğine durdurmuşum. Ayrıca Ece Temelkuran yaşam tarzını da severim.



Bu kitap alınıp okunacak, bir de imzalatabilirsem yemede yanında yat. Ayrıca bir gün bunaldığım bir zamanda Ece Temelkuran’ bir mail atmıştım, cevap gelmedi ama ben yine de bir iletişime geçmişimdir. Bulursam yazdığım mektubu yayınlarım...


Oxford, paris, beyrut üçgeninde bir aşk ve savaş romanı!
Hep bir iç savaştır aşk! Bir neden arar kendine...

Bu kışın en eğlenceli 10 barı

Ankara’dan yeni geldim ama kardeşimin hastalık durumundan dolayı gidemediğim ama gitmek istediğim bir mekan: Hok’s (Hürriyet’te en iyiler listesini yerini bulmuş)

En kısa zamanda Ankara’ya tekrar gidilir ve burayı ziyaret edilir. İstanbul’daki yerler ne oldu diyeceksiniz. Yavaş yavaş yeni yerler keşfetme zamanım geldi galiba. Üstümden kış rehavetini atmaya başlamam lazım gün bugündür...

Hatta bu liste tamamlanacaktır ve buradan da herkese rapor verilecektir.

Bu listeyi benimle birlikte bitirmek isteyenler=) veri velcam



HOK’S
Haftasonu sabaha kadar
Ankara İran Caddesi’ndeki Hok’s sadece altısı ayakta kalan Eski Mebus Evleri’nden birinde hizmet veriyor. Alt katı kafe-bar, üst katı restoran olarak kullanılıyor. Ahşap ve taş ağırlıklı mimarisi göze çarpıyor. Cuma ve cumartesi geceleri DJ, güncel yabancı ve Türkçe parçalar çalıyor. Ayda bir kere Türkçe müzik gecesi düzenleniyor. Mohito ve Long Island kokteylleri rağbet görüyor. Kablosuz internet bağlantısıyla uzun saatler vakit geçirilmesini sağlıyor. Hafta içi 12.00-01.00 saatleri arasında açık. Cuma-cumartesi bu süre 3.30’a kadar uzuyor. Pazar günleriyse kapalı. Tel: (312) 428 82 82

Tuesday, February 2, 2010

My Chances for a Date on Saturday Night

Cumartesi sabahı teyzeme kavuşarak kahvaltıdan önce Bağdat cad. ve sahilde yürüyüş yaptık. Beyaz fırına doğru yolumuzu çevirdik ve önümüze çıkan manzaraya inanamadık. Cennette hissettiriyor. Şu zamana kadar yememiş olduğum değişik ve enfes çikolatalardan aldık. Beyaz fırını tebrik ediyorum. Böyle bir yerin sahibi olma ihtimalim var mı acaba? O sırada kardeşim arabayla önümüzden geçerken bizim yürüyüşümüzü bozarak diğer teyzeme götürdü. O kadar özlemişim ki saatler süren aile ile birlikte kahvaltı keyfi yapmayı. Kendimi durduramadığım,teyzemin hazırladığı kahvaltı sofrası;





Beyaz fırın sayesinde yediğim mükemmel makaronlar;




Bol bol aile saadeti, sonra cümbür cemaat Suadiye’de bir balıkçı, tadı damağımda kalan bazı mezeler... Tekrar yolunu tutuyor olacağım ve detaylı bilgi veriyor olacağım.


Kardeşim sayesinde uzun zaman sonra tiyatroya gidebildim ve çok beğendim. Değişik bir oyun tarzı, oyunun içindeydik;



Akşamında da Zeynep sayesinde misafir olarak Babylon’da Bora Uzer konseri. Çok eğlendirdi, güzel müzik yaptı, çok başarılıydı;
Zeynepcim okur musun bilmiyorum ama teşekkür ediyorum tekrar.

Pazar günü anlatamayacağım çünkü ben de hatırlamıyorum...Yataktaydım hep...

*Sevgililer günü için beyaz fırına uğramanızı tavsiye ediyorum. Gözlerinize inanamayacaksınız!